2012’ye girerken sanırim
günün sorusu “Dünyanın sonu geliyor mu?” olacak. Her ne
kadar buna inanmayanlar olsa da, insan sormadan edemiyor.
Biz astrologlar bunu bir başka açıdan soruyoruz. Acaba
önümüzdeki yıl gökyüzündeki hareketler böyle bir sona
işaret ediyorlar mı? Aslında bu da ilginç, çünkü normalde
önümüzdeki yılın atmosferini astrologlar tarif ederler,
ama bu sefer bize sunulan bir öngörünün delillerini
bulmaya çalışıyoruz. (devamı)
SOTA
(The State of the Art Conference) 2011'da
- NEPTÜN: Siste Yolumuzu Bulmak - Konferans Öncesi tüm gün Workshop
- ASTROLOJİNİN KÖTÜ ÇOCUKLARI: 6., 8. & 12. Evler - Üç Saatlik Seminer
SADECE VADEDİLEN
OLUR
"Sadece vadedilen
olur" öngürüyle ilgili astroloji kitaplarında sık rastlanan bir
cümledir. Örneğin, şöyle denir, "güneş döngüsü (solar return)
haritalarında o yıl Yengeç veya Terazi burcu yükseliyorsa, kişi
evlenebilir, ancak bu eğer doğum haritası vadediyorsa olabilir."
Yani bu durumda doğum haritasında kişinin evlenme potansiyellerine
bakmak gerekir. Eğer doğum haritası evlilik vadetmiyorsa, kişi
hangi transiti alırsa alsın, progresyonlar nereye ilerlerse
ilerlesin, yıllık haritada ne yükselirse yükselsin, nerede Güneş
ya da Ay tutulması olsun, kişi
evlenemez. Bunun önceden "yazılı" olması gerekir. Zaten buna da
yazgı denmiyor mu?
(devamı)
FARKLI UFUKLARA DOĞRU - 2011
Bir zamanlar din adamlarından şiddetle
nefret eden Çinli bir komutan varmış. Olabildiğince çok
rahibi bulup onları yok etmeyi yaşamının amacı haline
getirmiş. Kendi çevresindeki yüzlerce rahibi öldürdükten
sonra yalnız yaşayan bir rahibin bulunduğunu öğrenmiş.
Derhal küçük tapınağa gitmiş ve rahibi bulmuş. Savaş
gereçlerini donanmış vaziyette rahibe doğru geniş adımlar
atmış, kılıcını çekmiş ve basit bir cübbe içindeki ufak
tefek yaşlı adama tehditkar biçimde bakmış. Rahip hayret
uyandıracak kadar korkusuz görünüyormuş.
“Sen benim kim olduğumu bilmiyor musun?”
diye sormuş komutan. “Ben gözümü bile kırpmadan vücudunu
kılıçtan geçirebilirim.”
Rahip doğrudan komutanın gözlerinin içine
bakarak cevaplamış. “Sen benim kim olduğumu bilmiyor
musun? Ben gözümü bile kırpmadan vücudumu kılıçtan
geçirmene izin verebilirim.”
Sizce hangisi cesur?
Buradaki cesaret zamanı gelen deneyime
teslim olma ve fırtınayla birlikte hareket edebilme
cesaretidir. (devamı)
Mayıs ayında Denver, Colorado'da
düzenlenen konferansta iki konuşma yaptım. İlkinde
13. yüz yılda Nasreddin
el-Tusi'nin yazmış olduğu astroloji kitaplarını tarihte ilk
defa tanıttım ve el-Tusi'nin Kopernik'e katkılarına
anlattım.
İkincisinde ise
tasavvufun vahdet-i vücud kavramını doğum haritası yorumuna
uyarladım.
13. yüz yıl İslam alimi
Nasreddin el-Tusi'nin astroloji üzerine yazdığı el
yazmalarının günümüz diline çeviri çalışmaları devam ediyor.
Baltimore'da Mart
2007'de yapılan NCGR konferansına konuşmacı olarak
katıldım ve Osmanlı İmparatorluğunda Astroloji konulu bir
sunum yaptım. Sunum büyük ilgi gördü ve bu konuyla ilgili
makalem Geocosmic Journal'da yayınlandı.