2017 Başlarken

 

Bu hafta öğrencilerim derse geldiğinde hepimiz çökmüş durumdaydık. “Hocam her hafta yeni bir katliam oluyor, nedir bu ?” dediler. Evet her hafta yeni bir saldırı oluyor ve derste onları astrolojik açıdan inceliyoruz. Ama bu analizleri ben yayınlamıyorum. Bu saldırıların kanıksanmasını, ölen ya da yaralananların nesneleşmesini istemiyorum. Reina’da yaşananlar hepimizi şok etti, üzdü,  yaraladı. Başımız sağolsun. Bazı uzmanlar artık bu saldırılara terör demiyorlar, yumuşak savaş diye adlandırılıyormuş.

 

19 Aralık’ta “Merkür Pluto'nun yanından gerilemeye başladı. Beşiktaş'taki patlamalarda Merkür-Pluto orta noktası Türkiye'nin Pluto'suna karşıt yapıyordu. O günden sonra ortalık hiç durulmadı. Pluto'yla kavuşup, Rus Elçiye suikast ile geri döndü. Yani Merkür'ün bu geri hareketinin ruhu Pluto sembolizmiyle dolu maalesef. Bu arada Jüpiter-Uranüs ikilisinin Koç-Terazi aksındaki ani, patlayıcı, savaşçı karşıtlığını da unutmayalım ve dikkatli olalım” diye yazmıştım. Yılbaşı gecesi Reina saldırısında bu defa Güneş Pluto’ya yaklaşıyordu ve ikisinin orta noktası yine Türkiye’nin Pluto’suna karşıt yapıyordu. Saldırının saat 1:20: 54’te başladığını güvenlik kameralarından biliyoruz. Buna göre o anda gökyüzünün tepe noktasında Türkiye’nin Pluto’su en yüksek durumunda bulunuyor ve olaya damgasını vuruyordu.

 

Türkiye’nin Pluto’sunun bulunduğu Yengeç burcunun 12-13 dereceleri 2013-14 yıllarından bu yana her an tetiklenmeye açık, hassas bir nokta, çünkü o zamandan bu yana gökyüzündeki transit Pluto Oğlak’tan buraya açı yapıyor. Bununla ilgili yazıyı şu linkten okuyabilirsiniz: www.barisilhan.com/yeralt-tanrs-ve-nisan) O gün bu gündür, simgelediklerini yoğun bir şekilde deneyimliyoruz. Transit Pluto artık o dereceleri geçti, ama hem Pluto’nun etkisi birkaç derece geçtikten sonra daha görülür oluyor, hem de ona doğru yaklaşan bir gezegenle orta nokta oluşturup tekrar Türkiye’nin Pluto’sunu vurabiliyor. Peki önümüzdeki kısa vadede bu nokta nasıl tetiklenecek? Merkür geri hareketini tamamladıktan sonra özellikle Ocak’ın dördüncü haftasında bu işi görecek. Ancak ondan önce 12 Ocak’ta öncü burçlarda bir büyük kare oluşturacak olan bir Dolunay yaşayacağız. Öncü burçlardaki kareler olay demektir. Mevcut temaların yeryüzünde tezahürü demektir. Büyük karedeki gezegenler Ay-Güneş dışında, Uranüs, Jüpiter ve Pluto. Bu üçünün döngülerini bir önceki yazımda çek detaylı anlattım. (Henüz okumayanlar şu linkten okuyabilirler: http://www.barisilhan.com/yasamin-ritmi-isiginda-2017) Özetle bunlar iktidar savaşları, ani patlamalar, isyan, anarşi, uluslararası ve kitlesel terör, bilinen düzenleri aşma, özgürleşme temaları ile bağlantılı.

 

Dolunay haritasında Merkür’ün 29 derece Yay’dan Türkiye’nin 12. evdeki Ay’ına karşıt yaptığını söylemek lazım. 12. evi zaten Merkür yönetiyor. Hastaneler, hapishaneler, gizli düşmanlar, sıkıntı sorun evini. Merkür bir de 4. evi yönetiyor: Muhalefet, konutlar, ülkenin içi, sonlar, mezarlar evi. Ay ise kadınları, halkı ve halkın parasını, kaynaklarını simgeliyor. Oldukça sıkıntı bir durum.

 

Dolunay haritasında birkaç nokta daha dikkat çekiyor. Bunlardan birisi Mars. Reina saldırısı esnasında Mars hem Neptün’le hem de Türkiye’nin Güney Ay Düğümü ile kavuşmuştu. Şiddet (Mars) kılık değiştirmiş (noel baba) biçimde vurdu ve eskiyi kapatıp yeniye doğru ilerlemeye işaret etti. Saldırının ertesi yurtdışındaki yazarlar bunu İşid’in Türkiye’ye savaş açması şeklinde yorumladılar. Ayrıca CHP milletvekili Fikri Sağlar Cumhuriyet’in artık yıkıldığını kabul etmemiz gerekiyor dedi. (Neptün Türkiye’nin haritasında iktidarı, devleti temsil ediyor.) Bu arada Mars 6 Ocak’ta Türkiye’nin Uranüs’ü ile (yasa, anayasa, adalet, din, yüksek öğrenim, yurtdışı, yabancı ülkeler), 10 Ocak’ta da Tepe Noktası (iktidar, devlet, başkan) ile kavuşacak. Burada en ilkel haliyle öfkenin, şiddetin yukarıda sayılan alanlara doğru gittiğini veya Mars-Uranüs’ün ani patlamalara işaret ettiğini söyleyebiliriz. Ancak daha dikkatli baktığımızda Mars’ın meclisi, dernekleri yönettiğini görüyoruz. Bu da meclisin başkanlığa doğru gittiği anlamına gelebilir. Ayrıca Mars bu alanlardaki faaliyetleri hareketlendirebilir. (Bu yazıyı yazarken Mars-Uranüs’ü İzmir’de bombalı araçla patlama şeklinde yaşadık maalesef, devamı gelebilir.)

 

Dolunay esnasında Mars Venüs’e kesin bir üçgen açı yapacak. Venüs de Balık’ın 9 derecesinde Neptün ve Türkiye’nin Güney Ay Düğümü ile kavuşacak. Venüs Balık’ta huzuru getirmek için en güçlü durumda ancak Güney Ay Düğümü çok uğursuz. Neptün de dünya astrolojisinde bir uğursuz kabul ediliyor. Üstelik Mars Kayron’a doğru gidiyor. Bu, büyük acılar karşısında hissedilecek merhamet, üzüntüyü ve birlik duygusunu da gösterebilir. Tabii bu arada Poseidon’un (Neptün) depremlerin de efendisi olduğunu unutmayalım.

 

Şimdi biraz Balık’ın 9 derecesine odaklanalım. Reina saldırısında Mars Neptün’le 9 derece Balık’ta kavuştuğunda, gizli gizli bir başka gezegenle de buluştu. Bu gezegen Uranüs’dü. Gökyüzündeki Uranüs’ün kontra-antiscion’u şimdilerde 9 derece Balık’ta, yani Türkiye’nin Güney Ay Düğümünün üzerinde. Kontra-antiscion’u kabaca gizli bir karşıtlık, düşmanlık, engel, reddedilme olarak tanımlayabiliriz. Uranüs Aralık’taki bütün saldırılarda da bu noktadaydı. Ocak ayı boyunca bu noktada duracak olan Uranüs kontra-antiscion’u Mart’a, hatta Nisan’a kadar azalarak da olsa etkisini sürdürebilir. Örneğin 26 Şubat’taki Güneş Tutulması bu noktanın üzerinde olacak. Bu ani, şok edici, patlayıcı gelişmelerin habercisi olabilir. Bu tutulmada önemli bir kontra-antiscion teması insanı düşündürüyor. Aşağıdaki haritalarda da göreceğiniz gibi, Güneş-Ay ikilisinin kontra-antiscion’ları Uranüs-Mars ikilisinin, Uranüs-Mars kontra-antiscion’u ise Güneş-Ay ikilisinin üzerinde görülüyor. Yani tutulma haritasında birbirlerini görmüyor gibi duran gezegenler sıkı sıkıya birleşmişler.   

Dünya astrolojisinde tutulmalar genellikle uğursuzluk alametidirler. Özellikle Güneş Tutulması, Güneş Ay tarafından örtüldüğü için krallar, yöneticiler ve ünlüler (Güneş) için pek hayırlı kabul edilmez. Uğursuz olsun olmasın, bir Güneş Tutulmasından etkilenen birisinin hayatında çarpıcı değişiklikler olacağı kesindir. Dolayısıyla 26 Şubat civarında doğanların hayatları, belki de ani, beklenmedik gelişmelere gebe olabilir. 26 Şubat Güneş Tutulmasında dikkat çeken diğer konu da 21 derece Koç’ta Mars’ın Uranüs’le kavuşması ve Terazi’deki Jüpiter’e karşıt yapması. Mars’ın kendi yönettiği Koç burcunda Uranüs’le kavuşumu oldukça güçlü, patlayıcı, elektrik yüklü bir enerji. Yangın, barut, kaza, şiddet ve kan barındırabilir. Bu kavuşumun Türkiye’nin haritasında meclisi ve hazineyi simgeleyen evde bulunuşu da gözden kaçmamalı. Mecliste önemli gelişmelere işaret edebilir.

 

Son olarak, hem 2017’nin bütününde, hem de hemen önümüzdeki kısa vadede sık sık sahneyi işgal edecek olan Jüpiter, Uranüs, Pluto ve Mars’ın Türkiye’nin haritasında hangi konuları temsil ettiklerini kısaca özetleyelim, odaklanmamıza yardımcı olabilir:

 

Jüpiter  -Ülkenin lideri, devlet, hükümet, ordu, güvenlik güçleri, işçiler, hizmet sektörü

Uranüs  - Yargı, yasalar, yabancı ülkeler, din, üniversiteler, uzak yolculuklar

Pluto     - Ülkenin halkı, gençleri, eğlence yerleri, parklar, meydanlar, spor sahaları, tiyatro

Mars     - Pluo’nun simgelediklerine ilaveten, meclis, devletin hazinesi, dernekler, sivil örgütler

 

Evet, şöyle önümüzdeki 1-2 aylık döneme baktığımızda bile yoğun bir gündem görüyoruz. Bunları “Yaşamın Ritmi Işığında 2017” isimli yazının esşliğinde okumanızı öneririm.

 

Şimdilik bu yazıyı Rilke’nin sözleriyle noktalayalım:

Uzun süredir gizemIi bir çıkmazın sıkıntısından kurtuIamıyorum: kurtuIabiImem için, ya geri dönmem, ya da önümüzdeki evIerin bir kaçını yıkmaIarı gerekirdi. İki çözüm de aynı güçIükte.” Rainer Maria Rilke

 

Sağlıcakla kalın...

Barış İlhan, 6.1.2017

© 2018 by Barış İlhan. Proudly created with Wix.com