Bugün Yengeç burcunun 13 derecesinde bir Yeniay deneyimliyoruz. Güneş-Ay ikilisi Merkür ve Venüs’ün arasında duruyor ve bu iki gezegeni yakıyorlar. Su grubundaki bu toplaşma duygusal açıdan aşırı hassasiyete işaret ediyor. Bu kavuşum Yeniay haritasında 9. evde gerçekleşiyor. Bu, somut anlamıyla yargı, din, yüksek öğrenim, ibadet yerleri, turizm ve yurtdışıyla bağlantılı işlerde hareketlenmeyi gösteriyor. Ancak bir diğer anlamıyla bizden farklı inançları ve gelenekleri olanlarla teması, farklı ufuklara ve bakış açılarına doğru açılmayı da simgeliyor.

 

Güneş’le Ay’ın karşısında 3. evde (medya, komşular, ulaşım, nakliyat, pazar yeri) birkaç derece ileride Pluto duruyor. Medya manipüle ediliyor, komşuyla bağlantılı gizli strateji ve taktikler üzerinde çalışılıyor.  Yeniay ve Pluto karşıtlığı Türkiye’nin 1-7. ev aksına düşüyor. Halk ve düşmanları, ben ve öteki temaları tetikleniyor. Yeniay Türkiye’nin Pluto’su üzerinde gerçekleştiği için önümüzdeki aya Pluto’nun damgası vuruluyor. Pluto döngüsü hakkında uzun zamanadır yazıyor, bizim ülkemiz için ne kadar kritik bir döngü olduğunu anlatıyoruz. 1. evdeki Pluto ülkenin kaderinde büyük krizlerin olduğuna, bu krizler doğru yönetilmediğinde ülkenin bölünebileceğine, sınırlarını değişebileceğine işaret ediyor. Şimdiye kadar krizler ustalıkla yönetilemediğine göre, büyük bir sürpriz olmadıkça, yavaş yavaş daha da batacağımızı düşünebiliriz.

 

Pluto’nun tetiklendiği bu Yeniay’da transit Uranüs Türkiye’nin Merkür-Satürn kavuşumunun tam karşısında tehlikeli bir zemin hazırlamış durumda. Aslında daha da önemlisi Yeniay haritasında Merkür-Satürn kavuşumu yükseliyor ve Uranüs alçalıyor. Alçalan-Yükselen aksının bu şekilde tutulması oldukça gerilimli. Merkür sıkıntı-sorun, hapishane, hastane, binalar ve muhalefetin, Satürn ise ölümün, derin devletin, kayıpların, dinin, yargının, yurtdışının yöneticisi durumunda. Bunlar meydanları, gençleri, eğlence ve spor yerlerini temsil eden evin başında duruyorlar. Uranüs de meclisi, hazineyi, sivil toplum kuruluşlarını temsil eden yerde geziniyor, ve ayrıca yargıyı, yurtdışını, üniversiteleri, turizmi simgeleyen evi yönetiyor. Bu alanlarda küçücük bir tetiklenme ile her an bir şey olabilir, bir şeyler patlayabilir. Güney Ay Düğümünün Türkiye’nin Uranüs’ünün üstüne gelerek bu tabloya dahil olması iyice can sıkıcı. Güney Ay Düğümü uğursuz kabul edilir. Azaltan, yok eden bir etkiye sahiptir. Bir süre sonra bu Ay Düğümü Neptün ile buluşacak. Neptün ülkenin iktidarını, dünya gözündeki ününü simgeliyor. Bu konuda bir şey demeye gerek yok. Son bir haftalık gelişmelerle uluslararası camiada hem ülkenin lideri, hem de ülkenin prestiji yerlerde sürünür duruma geldi. Havaalanındaki patlama (9.ev, Uranüs, Yeniay) beklenmedik olaylardan biriydi. Çok sayıda insan öldü ve yaralandı. Bu insanlar için bir tören (9.ev) yapamadık, acımızı paylaşamadık. Bu kayıplarla, yaralarımızı saramadan, hiç bir şey yok gibi hayata devam etmek zorunda kaldık. Öte yandan bir tören yapıldı. Patlamanın ardından İzmit’te köprü şölenlerle açıldı. Patlamanın sorumlusu olan İŞİD’e karşı ciddi önlemlerin alınmaması herkeste korku ve kaygı (Yengeç) uyandırıyor. İŞİD’in Türkiye’ye savaş açtığı (Pluto-Pluto karşıtlığı, köktendincilik (9.ev), Suriye’den harekete geçme (3.ev) yazılıyor. Bir diğer görüşe göre İŞİD savaş açmadı, bunlar derin devletin (Satürn) oyunu. Ne olursa olsun olan ölenlere (Satürn) oluyor.

 

Bu kadar can sıkıcı ortamda bizi rahatlatacak bir gökyüzü hareketi yok mu? Evet var. Yeniay uzaklaşmaya başlamış olmasına rağmen Neptün’e üçgen açı yapıyor. Bu, şefkat, merhamet ve birlik duygusuna işaret ediyor. Güneş ve Ay biraz ilerleyince Jüpiter’le altmışlık açı yapacaklar, bu da biraz iyimser olmamızı, geleceğe umutla bakmamızı sağlayabilir. Ancak Yeniay sadece önümüzdeki bir ay için söz söyleyebilir ve bu kadar güçlü gerilimlerde gerçekten söz sahibi olabilmesi biraz şüpheli görünüyor. Yine de biz elimizden geleni yapmalıyız.

 

Yeniay’ın Sabian sembolünün cümlesi şöyle: “Bir el anlayışlı ve dostça uzatılıyor.” Bu bize diğerlerine el uzatmamız,  dostça el sıkışmamız gerektiğini söylüyor. Bizden farklı düşünenleri dışlamak, onlara kızmak yerine, erdemli bir karakterle herkesin kazanacağı durumları yaratmak üzere ötekine doğru uzanmamız, farklılıklara tahammül göstermemiz herkesin yararına görünüyor. Ancak gölge yönüyle o el diğerlerine diz çöktürmek üzere uzanabilir. İşte o zaman yandık. Pluto’nun olduğu yerde kimse savaşı kazanamaz, herkes ölür. Yani “mağlup sayılır bu yolda galip!”

 

Yeniay Sirius yıldızıyla kavuşum yapıyor. Sirius en parlak yıldızdır. Anahtar kelimeleri ün, servet, ev ve aileyle ilgili problemler, okültle ilgilenme, vesayet, gözetim ve koruma görevleri, orijinallik, içsel vizyon, takvim yıldızı, sıcak hava, köpek ısırığı, kuduz, hastalıktır. Çinliler’e göre Sirius sıradışı parlak olduğunda hırsız saldırıları olurdu. Şimdi Yeniay’da gece gökyüzü karanlık olacağına göre Sirius oldukça parlak görünecek, yani hırsızlara dikkat :). Sirius ün ve başarı vermesine rağmen, aşırı hırsa, askeri ölümlere, kazalara ve tehlikelere de işaret edebilir. Ayrıca yukarıdaki anahtar sözcüklerden önümüzdeki ayın çok sıcak geçeceğini de anlıyoruz. Yeniay su burcunda olduğuna göre bu sıcaklığa tropikal yağmurlar eşlik edebilir.

 

Bu arada Satürn’ün Antares’in üzerinde olduğunu da unutmayalım. 16.Aralık.2015 tarihli bir yazıda şunları yazmıştım:

 

“ANTARES -Kraliyet yıldızlarından Batının gözcüsüdür. Sonbahar ekinoksunda gözükmesi nedeniyle Batının gözcüsü olarak bilinir. Anahtar kelimeleri: otorite, büyük güç, dikbaşlılık, ağır çalışma sonucu kazanç, savaş, yıkıcılık, etkili söz söyleme, nükleer olaylar, yangınlar, kalp problemleri, ırkçılık ve dini hoşgörü konuları ve insan hakları, şüphecilik, hırçınlık. Doğum haritasında vurgulandığında ün ve yüksek pozisyon anlamına gelebilir. Savaş ve aynı zamanda kayıp ve ölüm getirebilir. Bağımlılık, ırk, kölelik, insan hakları, tolerans veya toleranssızlık konularını sembolize eder. Antares bir köşe noktasına ilerlediğinde büyük bir problem veya hadise olabilir.

Sağlık konusunda kalp ameliyatlarını gösterir. Etkisi kötücül ve savaşa özgüdür. Ebertin’e göre Mars ve Jüpiter doğasındadır. Eski astrologların kayıtlarında Antares (Algol dışında) dünyasal olaylarda en büyük felaketlere eşlik eden yıldızdır. Akrep'in ilk yöneticisi Mars'tır. Jüpiter de Yay'ın yöneticisidir. Bu durumda Akrep-Yay (Pluto-Jüpiter) yani fanatizm, köktencilik, ya hep ya hiç Antares’in sembolizminde de görülür. Dünyasal olaylarda şehirlerin ve ülkelerin kuruluşunu, savaşları, nükleer felaketleri, deniz kazalarını, yangınları, sis ve dumanı, suiskastleri, insan haklarını, esareti, ırk ve sınıf konularını sembolize eder. Antares’in vurgulandığı bir savaş haritasında savaşa giren taraflardan güçlü olan kazanabilir, ama sonuçta büyük kayıplar ve ölümler söz konusudur.

Antares Satürn ile: dini riyakarlık, koşullar karşısında sahtekarca ve maddi davranma, bozguna uğrama, tartışma ve hukuk kanalıyla kayıplar, düşmanlar kanalıyla sorunlar, kayıplar, eve, ülkeye zarar gelmesi.

Bu arada Recep Tayyip Erdoğan'ın Mars'ı da bu noktada bulunuyor. Yani Satürn bu Mars'ın üzerine geldi, baskı yapıyor. İstediği gibi davranmasını kısıtlıyor. Astrolojinin Anahtar Sözcükleri kitabında Hajo Banzhaf bu ikisinin beraberliği için şunları der: Acı sona kadar savaş. Direnmeye karşı savaş. Diş bilemek. Soğuk savaşçı. Katılaşmış güçler. Sürekli direnç karşısında harekete geçen enerjinin vahşi ve yıkıcı bir biçimde ortaya çıkması. Başarısızlık korkusu. İntikam arzusu.”

Barış İlhan, 4.7.2016