KIZMAK KOLAY 

Barış İlhan -25/09/2015

 

Göksel hareketler açısından ilginç bir süreç yaşıyoruz. Sonbahar Ekinoksu iki tutulma arasına denk geldi. (13 Eylül Güneş Tutulması, 28 Eylül Ay Tutulması). Yani Güneş sonbahara Kuzey Ay Düğümü ile birleşerek girdi. Üçü de bir yıl içinde değişikliklerin işareti. Ekinoks mevsimi, atmosferi değiştiriyor, tutulmalar zamanı gelen olaylara işaret ediyor.

 

Kuzey Ay Düğümü geleceğe doğru bir yönü ya da kaderi işaret ettiği kadar, kendi Güney Ay Düğümümüzün gölgelerinden uzaklaşmamıza yardımcı olacak bağlantıları ve ilişkileri de gösterir. Ay’ın düğümü olarak diğerleriyle biraraya gelme, ilişkilenme anlamındadır. Güneş Terazi’ye girerek bu anlamı daha da güçlendirdi. Koç burcunda olan Güney Ay Düğümünün kendi istediğini tutturmak, bencillik, öfke gibi özelliklerinden özgürleşerek, karşıtlıkları uzlaştırma, karşıdakini anlama, idrak etme ve eşitliği sağlama imkanına sahibiz şimdi. Ancak bu öyle kolayca olacak bir şey değil, çok çabalamamız lazım.

 

Türkiye için ekinoks haritasına baktığımızda Akrep burcunun yükseldiğini görüyoruz, dolayısıyla önümüzdeki en az 3 ay Mars’ın ve Pluto’nun yöneticiliği ile geçecek ve bizi dönüşüme doğru zorlayacak. Yükselen Akrep Türkiye’nin doğum haritasında 5. evi gösteriyor. Gençler, meydanlar ön planda. Bu çok doğal, zaten biz de yeniden bir seçim sürecindeyiz, meydanlarda hareketlenecek. Ayrıca ülkenin gençleri hangi görüşte olurlarsa olsunlar oldukça öfkeli haldeler. Bir kıvılcımla sokaklara fırlıyorlar. Bazıları kapıları, pencereleri yerlere indirip, binaları yakıyorlar, insanlara saldırıyorlar. Diğerleri hendekler kazıp kendilerini korumak için şiddet başvuruyorlar.Bu süreçte insanlar kadar mal-mülk ve doğa da zarar görüyor, dolar fırlıyor, dükkalar açılamıyor, ekonomi krize giriyor.   Ekinoks haritasında Mars 9. evde (inanç, fanatizm) MC’ye yakın duruyor, Pluto ise 2. evde (halkın kaynakları, ekonomi). Mars açısız, burç değiştirmek üzere, yani halk öfkeli ve ne zaman ne yapacağı bilinmez durumda.

 

Birinci evde, Yay’daki Satürn Yükselen’e yakın durarak zorlu bir sürece, halkın, ülkenin baskı altında olduğuna işaret ediyor. Burada eskilerin bilgelik hikayelerinden, mitolojik öykülerin derslerinden yararlanabiliriz. Bizden farklı olanlara tahammül geliştirerek zorlu süreci kolaylaştırabiliriz. MC’nin (Tepe noktasının hemen yanında Başak’taki Jüpiter duruyor. MC’nin yöneticisi Merkür 11. evde geri gidiyor. İktidarın devlet görevlerini bir yana bırakarak, geri planda gizlice meclisle meşgul olduğunu, ama güç kaybettiğini görüyoruz. Buna rağmen dolaylı olarak yasalarla oynayarak, kendi faydasına bir şeyler yapmaya çalıştığını ve bu açıdan biraz şanslı olduğunu söyleyebiliriz. (Merkür’ün düzenleyicisi Venüs 9. evde, onun düzenleyicisi Güneş 10. evde Kuzey Ay Düğümü ile kavuşum yapıyor).

 

Bu haritada hem Neptün, hem de Jüpiter muhalefeti simgeliyor. Jüpiter iktidarla meşgul, oyun peşinde, ama Neptün Balık burcunda 4. evin (muhalefet) girişinde, ne yaptığını biliyor, bir vizyona sahip, idealist ve saf. Bu iki muhalefet birbirine karşıt davranıyor. Oyun peşinde olan güçsüz, o da meclisteki koltuk sayısıyla ilgileniyor. İdealler, ahlak, erdemlilik ikinci plana atılmış. Diğeri adım adım, önünde açılan kapılardan geçerek, olup biteni kabullenerek ilerleme kapasitesine sahip. İlginç bir tablo, bakalım çamur mu (Jüpiter Başak) kazanacak saflık mı (Neptün Balık)? Hangisi hangisi bize zaman gösterecek.

 

Bu yazı yazılana kadar Mars Başak’a girdi ve şimdi bize aksaklıkları düzeltme imkanı sunuyor. Sadece laf yetmeyecek, aktif olarak çalışmak, bir şeyler yapmak zorunda kalacağız. Üstelik sadece Mars da değil, hem Güneş Başak’ta, hem de yakında Ay düğümleri burç değiştirerek Başak-Balık aksına girecekler. Gerçekçi bir gözle hatanın nerede olduğunu saptayıp, bunu kabullenerek, düzeltmek üzere kolları sıvamak zorunda kalacağız.

 

Bu esnada gökyüzündeki Pluto Türkiye’nin Pluto’sunun karşısında durdu, geri giden Merkür’le kare yaptı ve ileri gitmeye başladı. Bundan sonra bir daha Türkiye’nin Pluto’sunun karşısına gelmeyecek. Bu günlerde dönüşmek için son şansımızı yaşıyoruz. Bu süreçten ne öğrendiğimizi, neleri değiştirebildiğimizi önümüzdeki aylarda göreceğiz. Şimdiki gidişata baktığımızda değişen bir şey yok gibi görünüyor, ancak ümit kesilmez. Umarız yanılıyoruzdur. Eğer bir şey değişmediyse, başımız cidden belada. Bundan sonra sona doğru gidiyoruz demektir. Süratle, yaşananlardan bir ders çıkartmak ve birlik ve barışa doğru gitmek gerekiyor.

 

Ay Tutulması Türkiye’nin haritasında 10. evde gerçekleşecek. Ay dünyaya en yakın konumda, bağımsızlık ihtiyacını vurguluyor. Ay’ın çizgisi Türkiye’nin doğu sınırından geçiyor. Kayron ise batıdan geçiyor. Kabullenemenin, birliği idrak edememenin, merhamet hissetmemenin acısı kanıyor. Güneş 4. evde Türkiye’nin Mars’ının yanında olacak. Arada 3 derece orb var. Ekim’in ilk haftasında, önce Ay, sonra Güneş bu Mars’la açı yapacaklar . Sonra ilerleyip Pluto-Pluto karşıtlığını tetikleyecekler. Bu süreç biraz gerilimli olabilir. Öfkeye dikkat etmek gerekir.

 

“Herkes kızabilir, bu kolaydır. Ancak doğru insana, doğru ölçüde, doğru zamanda, doğru nedenle ve doğru şekilde kızmak, işte bu kolay değildir.” - Aristo