KİBİRLİ, AŞIRI GÜVENLİ ve RİSKLİ İFADELER

Barış İlhan – 31.12.2014

 

Yeni yıla Aslan ve Kova burçlarındaki Jüpiter-Mars karşıtlığı ile giriyoruz. Bu hareket önemli olmakla birlikte, yeni yıla damgasını vuran bir hareket değil, çünkü 31 Aralık ya da 1 Ocak astrolojik açıdan önemli bir tarih değil. Doğaya veya astrolojiye göre yeni yıl ya Güneş’in yeniden güçlenmeye başladığı 21 Aralık’ta kış soltistinde ya da gündüz-gece eşitliğinden sonra gündüzün galip gelmeye başladığı 21 Mart’ta ilkbahar ekinoksunda başlar. Kış Soltisti haritasında Yükselen burç Terazi’ydi ve Türkiye’nin Mars’ı yükseliyordu. Tam karşısında Uranüs, tam altında da Pluto bulunuyordu. Haritanın yöneticisi ve halkın temsilcisi Venüs de muhalefeti simgeleyen yerde Pluto’nun yanında duruyordu. Sadece bu ifadelere baktığımızda önümüzdeki yıl muhalefetin dönüşüm geçirmesi gerektiğini (Pluto-Venüs 4. ev), ortamın oldukça patlayıcı olacağını (Mars-Uranüs-Pluto T-kare), barış için ciddi çaba sarf edilmesinin gerekeceğini (Yükselen Terazi, Venüs Oğlak’ta) ve geçmişte göz ardı edilmiş konuların arıtılmak üzere hortlayacağını ve ülkeyi karıştıracağını (Pluto IC kavuşumu) rahatça söyleyebiliriz. Bu arada önümüzdeki yılın 1915’in 100. Yılı olduğunu, ülkede karmaşık bir barış süreci yaşandığını, çevremizde ciddi savaşlar yaşandığını (Ukrayna-Rusya, İSİD-Irak-Kürtler-Suriye) ve önümüzdeki seçimlerin ülkeyi tek partili bir etaba taşıma olasılığı olduğunu unutmayalım. Haritada iktidar basın, ilk öğrenim, komşular ve dolaylı olarak meclis ile meşgul görünüyor. Oldukça zor durumda. Muhalefet ise destek bulmaya uğraşıyor. Yine haritada Şans Noktasının ve Kuzey Ay Düğümünün 1. Evde Terazi’de bulunması halkın karşıtlıkları uzlaştırma, barış ve işbirliği yaratma konusunda çalışmasının çok iyi olacağına ve bunu başka bir yerden beklememesi gerektiğine işaret ediyor. Şimdilik yeniyılın ilk aylarının kısa tablosu böyle. İleride bu tablo değişecek.

 

Aslan’daki Jüpiter ile Kova’daki Mars’ın karşıtlığına geri dönersek, bu açının Yeniyılın ilk günlerinde oldukça gerilimli bir atmosfere işaret ettiğini söyleyebiliriz. Jüpiter-Mars geriliminin tipik ifadeleri aşırı güvenli ve özensiz hareketler, kendi doğruları konusunda zorbalık, fanatiklik, kibir, abartılı riskler, yapabileceğinden fazlasına girişmektir.


Aslan-Kova karşıtlığında kendi bilinçli aklınızın isteklerini insanlığı yöneten daha büyük Bilincin isteklerinin yerine yerleştirebilirsiniz. Evrensel yasaları kendi aklınıza göre yorumlayıp, sıradışı fikirlerle insanları kışkırtıp, tüm bunları mantıklı hale getirip, kendi doğrunuzu çevrenizdekilere dayatabilirsiniz. Tabii bunu egosundan kurtulmuş, kendini insanlığa adamış biri gibi yaparsınız. Sizin üzerinizde baskı kurulmasına karşı çıkarken, aynı baskıyı siz başka insanlara kurarsınız. Demokrasiden, eşitlikten, işbirliğinden söz ederken, sadece sizin yönetici olduğunuz bir durumu talep edersiniz. Aslan-Kova karşıtlığında bütün bunların dengelemenmesi gerekir. Ülke boyutunda bu dengenin sağlanması zor olabilir, ancak kişisel açıdan bu gerilimi uygun hareketlerle büyüme, herkesin özgürlüğünü ve eşitliğin sağlayacak şekilde hareket etme tarzına döndürmek gerekir.

 

Türkiye’nin haritasında Jüpiter iktidarı, başkanı, orduyu simgeliyor, Mars ise meclisin, gençlerin, muhalefetin, özellikle Kürtlerin temsilcisi. Jüpiter Aslan’da kibirli, Mars Kova’da isyankar. Bu durumda başkan ile meclisin, iktidar ile karşıtlarının çatışması görünüyor. Mars yangın, kaza, çatışma, kavga, zorbalık delilidir. Bir süredir Cizre’de iki karşıt grubun çatışması gündeme oturmuştu. Dün ordu Cizre’ye tank ve top sevkiyatı yaptı. Kesin açı yarın gerçekleşecek. Bunun kazasız, belasız atlatılmasını dileriz.

 

Söz konusu Mars dini, camileri, yasaları, üniversiteleri, Jüpiter ise medyayı, iletişimi, bilgilendirmeyi temsil eden yerde bulunuyor. Yılbaşından önce Diyanet yılbaşı kutlamasının “dini ahlaki değerlerin unutulduğu gayrimeşru tutumlar” olduğunu ilan ederek bunu camilerde okuttu. Daha sonra ülkede bazı yerlerde yılbaşı aleyhine gösteriler yapıldı. Bunun sadece protesto ve gösteri boyutunda kalmasını umalım. Diyanetin açıklaması temelde Noel’i, dolaylı olarak da Yılbaşını (milli piyango, içki, eğlence) içeriyordu. Her ne kadar ülkede sadece Müslümanlar yaşamıyorsa da, Diyanet ülkede mevcut diğer dinlerin de temsilcisiyse de, dini açıdan bakıldığında Noel anlaşılabilir, ancak Yılbaşı’nın dini boyutu yoktur. 31 Aralık hiç bir dine göre kutsal değildir. Sadece takvime göre ayarlanmaktır ve asıl kutlanan, zamanın bu bölünümü ile yeni bir takvim yılının başlamasıdır. Ancak bu açıklama ile akıllar karışıp, konu Yılbaşı aleyhtarlığına dönüştü. Bunun astrolojik göstergesi de şimdi Jüpiter’in Türkiye’nin Neptün’ünün (aldanma, karmaşa) tam üstünde olmasıdır. Bu Neptün Türkiye’de insanların sağlam veri toplama konusunda ne kadar beceriksiz, ve duyduğu bir şeye hemen inanmaya, aldanmaya, ve güzel sözlerle büyülenmeye ne kadar yatkın olduğunun göstergesidir. Yine Türkiye haritasında Neptün ve Jüpiter iktidarın, başkanın göstergesidir. Her ikisi de Aslan’da aşırı güveni, böbürlenmeyi, dikkatsiz, özensiz ve riskli ifadeleri simgeliyor. Mars tam karşılarına geçerek bunun dış dünyada tezahürünü gösteriyor. Bu tezahürün sağ duyulu olması ülke bütününün yararına olacaktır. Yoksa bundan çatışma doğacaktır.

 

"Yüksekliği aradım, onu alçak gönüllülükte buldum."  ~Hz. Ali

 

Yılın ileri zamanlarına yarın bakacağız.....

Mutlu Yıllar !!!