|
|
|
|
Gökyüzünde 2005 yılının en önemli hareketi 17 Temmuz’da sorumluluğun, özdisiplinin, kısıtlamaların ve kendine yeterliliğin gezegeni Satürn’ün Aslan burcuna girişi. Son iki yıldır özellikle Yengeç ve Oğlak burcundakileri zorlayan Satürn, şimdi bizi kim olduğumuzu saptamaya ve bunu yaratıcıkla göstermeye çağıracak ve özellikle Aslan, Kova, Boğa ve Akrep burçlarını sınayacak. Maddesel güvenlik korkusuyla hayatı kontrol etmeye çalışmak sona erecek. Hepimiz kalbimizle temas kurmak ve onun sesine kulak vermek zorunda kalacağız. Artık gerçekten kim olduğumuzu ifade etmeyen her şey hayatımızdan uzaklaşmak zorunda. Örneğin bir bankada nefret ederek çalışan, her boş zamanında pasta yaparak mutlu olan birisiyseniz, artık bankadan ayrılıp, para kazanmak için pasta yapmaya başlamak zorunda kalabilirsiniz. Çünkü şimdi görevlerimizi bile yaşamın tadını çıkartarak, yaratıcılığımızı kullanarak yapmayı öğrenmek sorumluluğundayız. Satürn’ün bu çağrısına Koç, Terazi, İkizler ve Yay burçları hemen uyum sağlayabilirler. Tabii bu arada yılın ikinci yarısında Yengeç ve Oğlak’ların rahatlamaya başlayacaklarını söyleyebiliriz. Koç, İkizler, Kova, Aslan, Yay ve özellikle Terazi burçları şans getiren yıldız olarak tanınan Jüpiter’den olumlu açılar aldıkları için farklı ufuklara açılmak konusunda çeşitli fırsatlara sahipler. Ancak rehavete kapılıp bu fırsatları harcayabilirler. Balık ve Başak burçları özgürlük ve bireyliğin gezegeni Uranüs’ün hareketini yoğun biçimde hissediyorlar. Alışılmış düzene boyun eğmeden asıl düşündüklerini söylemeye başlarlarsa yaşamları güzel değişikliklere gebe. Satürn Haziran sonunda Türkiye’nin parasal alanına girecek. Bundan sonra spekülasyonlarda dikkatli olmak, biraz kemerleri kısmak ve kendi kaynaklarına yönelmek gerekiyor. Satürn Türkiye’nin haritasında dış borçları, kredileri ve ülkedeki yabancı yatırımları simgelediği için kısıtlamalar dış borçlardan kaynaklanabileceği gibi, bunu uzun vadeli planlamalar nedeniyle gönüllü kısıtlılık olarak da düşünebiliriz. Bu konuda 2005’in Ağustos sonu ve Eylül başında daha fazla zorlanabiliriz. Özellikle genç nüfusa büyük iş düşüyor. Sinema, gösteri sanatları ve spor konularında yaratıcılığını ortaya koyması gerekiyor. Kısaca önümüzdeki yıl adım adım, çıkan engellere rağmen kendi sorumluluğumuzu üstlenerek, disiplinli çabalarla ilerleme yılı olacak. Ve bu özellikle diğer ülkelerle ilişkilerimiz, anlaşmalarımız kanalıyla olacak. İşbirlikleri ve uyum konuları bizi biraz zorlayacak. Ayrıca hükümet, parti başkanları, ulusal prestij, diğer ülkelerin bizi nasıl gördüğü gibi konular kanalıyla bizim için önemli olanları saptayabileceğiz. Geçmişte Satürn’ün benzer hareketinde ABD'nin Kıbrıs Barış Harekatı sonrası Türkiye'ye uyguladığı silah ambargosu, üslere el koyma tehdidiyle bu ambargoyu kısmi olarak kaldırması, Türkiye’nin ilk kez Eurovizyon Şarkı Yarışmasına katılması, terör örgütü Asala’nın kuruluşu ve Türkiye’nin iki büyükelçisinin öldürülmesi, ABD’nin 24 Nisan’ı Ermenilere karşı işlenen suçları anma günü” kabul etmesi, Lice’de deprem, ekonomide devalüasyon, MC hükümetinin kuruluşuyla şiddet olaylarının tırmanışa geçmesi, sağcı-solcu ayrımının keskinleşmesi yaşanmış. 2005’te kendi konularıyla daha fazla ilgilenmesi gereken Amerika ise uluslararası arenada sorumluluk duygusunu abartarak kolları sıvamış durumda görünüyor. Ben ve ötekiler arasında çatışma rüzgarları esiyor. Özellikle Ocak ve Mayıs-Haziran aylarında iyice ateşli olabilir. Bu dönemler aynı zamanda organize suç, yeraltı faaliyetleri, ulusal borç ve diğer parasal konuların yoğunlaştığı dönemler. Geçmişte benzer etkide ekonomik durgunluğa çözüm olarak ithal petrole vergi konması, vergi indirimi gibi öneriler, Başkan Gerald Ford’a iki kere suikast girişimi, Jimmy Hoffa’nın ortadan kaybolması yaşanmış. Barış İlhan The Gate dergisi Ocak sayısı
|
||||
|
|
| Copyright © 2007, Barış İlhan |