|
|
|
|
SABAH YILDIZI VENÜS Haziran’ın ortasında Venüs sabah yıldızı olarak görülmeye başladığından bu yana gün geçmiyor ki onlarca kişinin öldüğü veya yaralandığı haberini almayalım. Hızlı tren kazası, Paraguay’daki supermarket yangını başta olmak üzere her gün büyük bir kaza haberi çıkıyor. Gerçi kazalar hep var, ancak şimdi daha büyük çaplı ve daha dikkat çekici durumdalar. 8 Haziran’daki Venüs-Güneş Tutulmasında Venüs yeraltının yöneticisi olan Pluto ile karşı karşıyaydı ve bu gerilim bize yeraltı dünyasına inme zamanı geldiğini gösteriyordu. Gerçi buna bile gerek yoktu, çünkü sabah yıldızı Venüs tek başına yeraltını işaret ediyordu. Venüs-Güneş transiti 584 günde bir gerçekleşiyor. Ve Venüs aynı noktaya 8 yılda geliyor. Bizim yılımızla sekiz yıl 2920 gündür. Eğer 2920’yi beşe bölersek 584 gün elde ederiz. Yani Venüs sekiz yılda beş kere geri gitmekte ve Güneş’le transit yapmaktadır. Bu sekiz yılda geri gittiği noktaları 360 derecelik bir dairenin üzerinde işaretlediğimizde beş köşeli bir yıldıza ulaşırız. İnsanlık tarihinde sık karşılaştığımız beş köşeli yıldız Venüs’ün döngüsünün gökyüzünde gözlenmesinden gelmektedir. Beş köşeli yıldızı anlamak için onun sembolizmine göz atmak gerekir. Beş sayısı Kabalacılar için beş duyu, beş el parmağı, beş ayak parmağı nedeniyle insanoğlunun sayısıdır. Yaşam, ölüm ve ölümlülükle bağlantılıdır. Pentagram insanoğlunun figürüdür. İnsanoğlunu diğer canlılardan ayıran bir diğer özellik de doğaya hakim olmak üzere kullandığı aklıdır. Beş sayısı aklı temsil eden Merkür’ün sayısıdır. İnsanoğlu zekası sayesinde doğayı dönüştürme yeteneğine sahip olan yegane canlıdır, ancak bunun genellikle doğru yönde kullanılmadığını biliyoruz. Dünyamızı bekleyen bütün büyük felaketlerin öncelikle insan hatalarından kaynaklandığını biliyoruz. Hızlı tren kazasında ve Paraguay’daki yangında ölenlerin insan hatasından öldüklerini biliyoruz. Venüs sabah yıldızı olarak görülmeye başladığından bu yana insanlar hortum, deprem gibi karşı koyamayacakları doğal afetlerden ölmediler. Gerçi depremde bile ölenlerin çoğu yine insan hatasından ölüyorlar. Astrolojide beş sayısının hakim olduğu doğum haritalarına örnek olarak Hitler ve Einstein’ı gösterebiliriz. Hitler aklını insanlığı yok etmek üzere kullanmış. Olumlu bir örnek olan Einstein ise ömrünü evreni anlamak ve açıklamak çabası ile geçirmiş. Hitler mi yoksa Einstein mı olacağımız artık bize kalmış. Satürn mü, Venüs mü? İslam gizli bilimcilerine göre beş sayısı Zuhal (Satürn) gezegeninin sayısıdır. Satürn ve Venüs birçok düşünür tarafından birbirinin antitezi olarak düşünülürler. Örneğin Satürn korkuyu Venüs ise sevgiyi temsil eder ve “korku öğretmense dersi sevgidir”. Eğer reddedilme korkusu taşıyorsanız bu korkuyu ancak kendinizi sevmeyi öğrenerek aşabilirsiniz. Bunun dışında Satürn sorumlulukları, çalışmayı ve disiplini, Venüs ise parayı temsil eder. Çalışmadan, sorumluluk üstlenmeden para kazanamazsınız. Tabii bunu tersine çevirebiliriz ve Venüs’ün karanlık yönünü simgeleyen sabah yıldızı sembolünü kullanarak şöyle diyebiliriz: bazı insanlar çaba sarf etmeden para sahibi olmaya çalışabilirler ve bankaları hortumlarlar; veya bir takım entrikalarla bir ülkeyi yönetmeye çalışabilirler. Osmanlı İmparatorluğu tarihi yeraltı faaliyetlerinin sergilendiği bu tür entrikalarla doludur. Benzerlerini mafya ilişkilerinde, Susurluk veya Van olaylarında da görüyoruz. Bu tür faaliyetlerde evrensel yasaların tersine çalışıldığı için mutlaka bir gün doğa kanunları işler ve bunlar er ya da geç açığa çıkarlar. Kiminin sonu Satürn’ün simgelediği ölüm olur. Kimisi şeytana (Satürn) uyar ve ektiğini biçer (Satürn). Her koşulda Venüs ve Satürn birbirine bağlıdır. Venüs’ün simgelediği güzelliklere kavuşabilmek için Satürn’ün gerçekçiliğine, sorumluluğuna ve özdisiplinine ihtiyacımız vardır. Sabah yıldızı Venüs kahpe bir fahişedir. Para veya diğer hırsları için ruhunu satabilir. Çalışmadan kendini güvende hissedebilmek için zengin bir adamla evlenebilir. Hergün imza attığı trilyonları cebine indirmenin çekiciliğine yenilebilir. Biraz daha fazla kazanabilmek için inşa ettiği binaların betonunu çalabilir. Duvarları çatlamış evini tamir ettirmek pahalı olduğu için çatlakları boyayla örtebilir. Aslında hepimizin içinde bu fahişeden bir miktar bulunur. Bunu önümüze trilyonlar yığılmadan bilemeyiz. Sadece biz ve trilyonlar karşı karşıya kaldığımızda ne yapacağımızı kestiremeyiz. Belki de bu fahişeyi hissetmemek için hayatta fazla sorumluluk üstlenmek istemeyiz. Ancak yine de bu ikiliden kurtulmak mümkün değildir. Bugünlerde Venüs Güneş doğmadan önce izlenebiliyor. Namussuz harika bir mücevher gibi tüm çekiciliğiyle parlıyor. Şimdi sabah erken kalkıp bu fahişeye meydan okumanın tam zamanı. 1999 depreminin yıl dönümünde Venüs’ün karşısına geçin ve düşünün. Önümüzdeki dönemde beklenen deprem için bir insanoğlunun yapabileceği her şeyi yaptınız mı? Yetkilileri zorlamak için örgütlendiniz mi? Mahallenizdeki acil durum merkezini biliyor musunuz? Deprem çantanız hazır mı? Yani kısaca, Satürn’ün sorumluluk çağrısına yanıt verdiniz mi? Yoksa Venüs’ün tembelliğine kapılıp rahatınızı hiç bozmadınız mı? Depremden sonra bağırıp, ağlayıp sorumluluğu yetkililere atmayı mı düşünüyorsunuz? Barış İlhan 15.8.2004'te Radikal 2'de yayınlandı.
|
||||
|
|
| Copyright © 2007, Barış İlhan |