BARIŞ İLHAN 

          Psikolojik Astroloji

 

 

 

Ana Sayfa


Biyografi

Danışmanlık

Eğitim   

 

Yazılar

 

Eserler

İletişim


 

 

PLUTO ve GALAKTİK MERKEZ

 

Güneş Yay burcunda ilerlemeye başladı. Bu yolculuk diğerlerinden biraz farklı olacak, çünkü 18 Aralık'ta Yay burcunda transit yapan Pluto ile 26 derecede kavuşacak. Bu kavuşumun gerçekleşeceği nokta bizim galaksimizin merkezi, yani Galaktik Merkez. Bir bakıma Güneş'in çevresinde döndüğü merkez.

 

Bizim galaksimiz olan Samanyolu galaksisi galaksilerin Virgo süperkümesinin (1o39' Terazi) bir parçasıdır, 13-15 milyar yıllık olduğu düşünülmektedir ve 100 milyar yıldızdan oluşmaktadır. Bizim güneş sistemimizin galaktik merkez çevresini 250 milyon yılda döndüğü düşünülmektedir. Galaktik merkez ile bizim güneşimiz arasındaki mesafe yaklaşık 27,000 ışık yılıdır.

 

Yay burcunda bulunan Galaktik Merkez bilim adamları tarafından süper kütleli ve yoğunluğu birkaç milyar güneşe eşit bir karadelik olarak düşünülmektedir. Işık saçan, kompakt ve yıldız oluşturan merkezine bilim adamları Sagittarius A adı vermişlerdir ve burası güçlü bir radyo dalgası kaynağıdır. Galaktik merkez en iyi güney yarım küreden görülmektedir.

 

Pluto her 250 yılda bir Yay burcundaki Galaktik Merkez ile kavuşum yapıyor. Bundan önce 1750'lerde, ondan önce de 1500'lerde bu kavuşum gerçekleşmiş. Dünya tarihine baktığımızda Şii Safevi Devletinin 1500'lerde kurulup, 1750'lerde yıkılması dikkat çekici görünüyor. Eski dönemlerin yazarları Yay burcunu Arapların burcu olarak kabul etmişler, ancak bunu Orta Asya'nın steplerinden at üzerinde göç eden Türkleri, Moğolları ve Hunları düşünerek söylemişler. Selçuklular ve Osmanlılar İslam imparatorluğunun yayılması ile uğraştıkları için Araplarla karıştırılmış ve aslında bununla büyük ölçüde kastedilen Türk-İslam veya sadece İslam imparatorluğu imiş. Dolayısıyla ilk olarak 29 Aralık'ta gerçekleşecek olan kavuşumun Türkleri veya diğer İslam ülkelerini ilgilendirme olasılığı çok büyük. Daha önceki kavuşumların Safevi Devleti ile bağlantısını düşünürsek bu İslam ülkelerinden Türkiye ve İran'ın ön plana çıktığını düşünebiliriz. Ancak asıl öne çıkan Şii-Sunni, Türkiye özelinde ise belki Alevi ve Kürt meselesidir.

 

Pluto-Galaktik Merkez kavuşumu 2007 boyunca tekrarlayacak, yani devam edecek. Ağır hareket eden Pluto'nun asıl dereceyi birkaç derece geçtikten sonra asıl etkisini gösterebileceğini düşünürsek, bu kavuşumun nasıl önümüzdeki yıllara yayılacağını anlayabiliriz.

 

Galaksimizin, dolayısıyla güneşimizin, etrafında döndüğü bu büyük kara deliğin, yani güçlü çekim merkezinin yuttuğu materyaller çeşitli frekanslarda enerji yaratıyorlar, dolayısıyla bu Galaktik Merkez bazı astrologlarca bir doğum haritasında Güneş kadar önemli kabul ediliyor. Bu nokta ile çalışmalar yapan bir astrolog, Galaktik Merkezin aldığı transitlerin büyük bir inanç (Yay) krizine neden olduğunu saptamış. Kişisel boyutta bunu kendine inanmama, yaptığın şeye inanmama gibi boyutlarda dahi görebiliriz. Tabii bu, daha anlamlı bir başka uğraşa inanmaya başlamaya dönüşebilir.

 

Bunu dış dünyada din ve inanç sorunları olarak düşünürsek Sunni Osmanlı devleti ile sürekli çatışan Şii Safevi devletinin (her ikisi de Anadolu Türkleri kökenli) kuruluş ve batışının Pluto-Galaktik Merkez kavuşumlarına denk gelmesi iyice anlam kazanır. Aslına bakarsanız Irak'taki Şii-Sunni çatışmaları, son dönemlerde Papa'nın söylemi ile hortlayan Hıristiyan'ların İslam'a bakış tarzları, Türkiye'de din üzerinden yaşanan dönüşümler ve mücadeleler bile zaten Yay'daki Pluto transiti ile simgelenirken, bu kavuşumun konuyu ne kadar yoğunlaştıracağını anlamak kolay. Kısaca şöyle diyebiliriz; önümüzdeki dönem Anadolu'da yaşayanların çatışması veya uzlaşması, Şii ve Sunnilerin çatışması veya uzlaşması dönemi olabilir. İnanç konusundaki güç savaşları ya iki taraf için de yıkımla, ya da iki taraf için de geçmişin elenip arıtıldığı yeni bir biçimde doğumla sonuçlanabilir. Bunu kişisel düzeyde güç savaşı yaşadığınız her konu için düşünebilirsiniz.

 

18 Aralık'ta Güneş Pluto ile, 29 Aralık'ta Pluto Galaktik Merkez ile kavuşacak. Bunun arasında da 20 Aralık'ta kış gündönümü yaşanacak. Kış gündönümünün doğum haritaları önümüzdeki bir yılın analizi için kullanılan haritalardır. Bu haritada Türkiye'nin diğer ülkelerle ilişkilerini, dış ilişkileri (buna ihracat dahil), anlaşmaları, satışları, müttefikleri, düşmanları, rakipleri ve savaşları temsil eden alanı tetikleniyor. Bu alanlardaki meseleler özellikle halkın, kamu sağlığının ve refahının aleyhine görülüyor. (Bunu seller, yangınlar, salgın hastalıklar gibi doğal afetler olarak da deneyimleyebiliriz.) Ayrıca işçileri ve çalışanları, sendikaları, sosyalist partileri, memurları, silahlı kuvvetleri,  hırsızları, evcil ve küçük hayvanları, sağlık çalışanlarını temsil eden alan da tetikleniyor.

 

Kışgündünümünde Oğlak burcu başlar. O gün geceler en uzun, gündüzler en kısadır. Yani karanlık çok güçlüdür, umutlar tükenmiştir, sanki aydınlık hiç gelmeyecek gibidir. Oysa hemen ertesi gün gündüzler uzamaya, güneşin ışığı gökyüzünde daha uzun görünmeye başlar. Dolayısıyla hem karanlığın hem ışığın, hem ölümün hem doğumun bir arada bulunduğu andır. Binlerce yıldır, mitik Güneş tanrısının, eskiden Mitra’nın, şimdi İsa’nın, her yıl yeniden doğma günü olarak kutlanmaktadır. Bu gelenek günümüzde Noel olarak sürdürülmektedir. Konuyla ilgili resimlerde eski yıl yaşlı bir adam olarak giderken, yeni yıl bir bebek gibi emekleyerek gelirken görülmektedir.

 

Bu yıl kışgündönümünü çok güçlü bir enerjinin (Pluto ve Galaktik Merkez) dönüştürücü etkisi ile yaşayacağız. Bu dönem Hıristiyanların Noel’i ile başlayacak, Müslümanların Kurban bayramı ile devam edecek. Yani zaman boyutunda dahi iki din yanyana duruyor olacak.

 

Galaktik merkezin bir kara delik olduğunu söylemiştik. Bunun nasıl bir girdap yaratacağını düşünün. O dönemlerde hayat çok hızlı bir tempoya erişebilir. Ne yöne koşturacağımızı şaşırabiliriz. Ne yaparsak yapalım yeterli olmadığımız, emeklerimizin boşa gittiği, hiçbir şeye yetişemediğimiz, her şeyin beyhude olduğu duygusunu yaşayabiliriz. Yani hayat yoğun enerjisi ile bizi bir kara delik gibi yutabilir. Yine de bunun yeni bir doğuşa işaret ettiğini unutmamalıyız. Her alanda gerekli eleme ve arıtmalarla daha aydınlık günlere doğru ilerlemek dileğiyle....  

Barış İlhan

3.12.2006'da Radikal 2'de yayınlandı

 

  
Copyright © 2007, Barış İlhan